24 Ağustos 2021 Salı

KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri

Ülkemizde, Uygulamaları Girişimcilik Eğitimleri KOSGEB tarafından düzenlenmektedir. KOSGEBUygulamalı Girişimcilik Eğitimleri, toplumdaki bireylerin girişimcilik ruhunu güçlendirmek, toplumdaki girişimcilik kültürünü artırmak ve girişimcilerin girişimlerinde başarılı olabilmelerini sağlamak amacı ile onları iş planı çerçevesinde işletmelerini kurmalarına yönlendirmek amacı ile düzenlenen eğitimlerdir. Aldıkları bu eğitim sonunda da girişimci adaylarının kendi iş fikirleri çerçevesinde başarılı bir iş planı geliştirme ve uygulama bilgi, beceri ve deneyim kazanmaları hedeflenir.
Girişimcilik destek programından yararlanmak isteyen girişimcilerin öncelikli olarak KOSGEB Uygulamaları Girişimcilik Eğitimleri ’ne katılmaları ve programı başarı ile tamamlayarak sertifika almaya hak kazanmaları gerekmektedir. KOSGEB bu çerçevede Türkiye genelinde çeşitli illerde eğitim programları düzenlemektedir. KOSGEB’in resmi web sitesinde Türkiye genelinde düzenlenen kurs listelerine erişebilirsiniz.
KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerikapsamında dört ana modülden oluşan toplamda yetmiş (70) saatlik ders ve atölye çalışmaları yapılmaktadır.
İlk modülde girişimcilik özelliklerini sorgulayan girişimciler, iş fikirlerini geliştirerek yaratıcı egzersiz uygulamaları gerçekleştirirler.
İkinci modülde Pazar araştırma, pazarlama planı, üretim planı, yönetim planı ve finansal plan geliştirmeleri ile iş planının kavramını öğrenirlerken aynı zaman iş planı öğelerini tanıma ve uygulama fırsatını yakalarlar.
Üçüncü modülde, ikinci modülde öğrendikleri iş planı öğelerini pekiştirmeye yönelik atölye çalışmaları yürütürler. Böylelikle kendi iş planı öğelerini da daha sağlıklı geliştirme imkanını yakalarlar.
Dördüncü modülde ise iş planının yazılarak sunumunda dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bilgilendirilirler. Çünkü bir iş planını hazırlamak kadar onu sunmak ve karşılarındakini ikna etmek de bir o kadar önemlidir. Girişimcilik Eğitimlerinde sınıf içi verimliliği artırmak amaçlı en fazla otuz (30) katılımcı kabul edilir. Eğitime %80 oranında katılım sağlayan katılımcılar ise sertifika almaya hak kazanırlar. Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinden herhangi bir ücret talep edilmez.

Kara Liste İçinde Olanlar Kredi Çekebilir mi?

 

Bankalardan alınan kredilerin geri ödemesini 90 gün süre boyunca ödememeniz durumunda hakkınızda yasal takip süreci başlatılır. Kara liste diye tabir ettiğimiz durum, banka müşterilerinin yasal takip sürecine girmesini ifade eder. Yani borcunu 3 ay boyunca hiçbir şekilde ödemeyip de yasal takibe düşen kişiler, bankalar tarafından kara listeye alınır. Bu kişiler, kredi sicili en kötü olan banka müşterileridir. Ayrıca kara listede bulunan kişilerin kredi notu da oldukça düşük seviyelerde olacaktır.

Kara Listeye Düştükten Sonra Haciz Gelir mi?

Yasal takip sistemi başladıktan sonra banka müşterileri direkt olarak kara listeye alınır ve tekrar eden kredi başvuruları engellenmiş olur. Burada esas önemli olan nokta ise yasal takip süreçlerinin sonucudur. Zira yasal takip sistemlerinin sonunda genel olarak kişiler hakkında haciz süreci başlatılır. Bankaya borcu hiçbir şekilde ödememeniz, icralık olmanıza sebep olur. Ayrıca yasal takiplerde banka avukatlarının verdiği ödeme belgesine imza attıktan sonra borcu ödemezseniz, hapis cezası alma riskiniz de bulunuyor. Borcu ödeyecek gücünüz yoksa, hiçbir şekilde bu tarz belgelere imza atmayın.

kara liste nedir?

Kara Listede Olanlar Kredi Çekebilir mi?

Kara listede olan banka müşterileri için kredi çekme süreçleri oldukça zor işler. Bu kişiler bankaya ipotek ya da kefil belirterek kredi çekebilir. Kara listede olan kişiler de aynı yöntemi izleyerek kredi kullanabilir. Ancak buradaki tüm inisiyatif bankanın elindedir ve uygun görmediği sürece sizlere kredi kullandırmaz. Yani kara listede olan kişilerin bankaya ipotek bildirmesi de kredi kullanma konusunda yeterli olmayabilir.

BDDK Kara Liste İçinden Nasıl Çıkılır?

Kara listeden kurtulmak, kredi notunu yükseltmek kadar hızlı ve kolay olmayabiliyor. Bu süreçlerde öncelikle sabırlı davranmak gerekiyor. Kara listeden çıkmak isteyen bir vatandaşın öncelikle tüm borçlarını sıfırlaması gerekir. Borcunuzu kapatmak için borç yapılandırmasını ve borç kapatma kredisini kullanabilirsiniz. Tüm borçları sıfırladığınız zaman kara listeden kurtulmanız daha mümkün olacaktır. Bunun ardından düşük limitli kredi kartı ve kredileri kullanarak, otomatik ödeme talimatı vererek ve borçlarınızı düzenli ödeyerek tekrardan kara listeden çıkabilirsiniz. Kara listeden çıkış süresi en az 3 yıl almaktadır.

Kara Liste İçinde Olanlar Kredi Çekebilir mi?

Kara Liste İçinde Olanlar Kredi Çekebilir mi?



Kara Listeye Düştükten Sonra Haciz Gelir mi?

Bankalardan alınan kredilerin geri ödemesini 90 gün süre boyunca ödememeniz durumunda hakkınızda yasal takip süreci başlatılır. Kara liste diye tabir ettiğimiz durum, banka müşterilerinin yasal takip sürecine girmesini ifade eder. Yani borcunu 3 ay boyunca hiçbir şekilde ödemeyip de yasal takibe düşen kişiler, bankalar tarafından kara listeye alınır. Bu kişiler, kredi sicili en kötü olan banka müşterileridir. Ayrıca kara listede bulunan kişilerin kredi notu da oldukça düşük seviyelerde olacaktır.

Yasal takip sistemi başladıktan sonra banka müşterileri direkt olarak kara listeye alınır ve tekrar eden kredi başvuruları engellenmiş olur. Burada esas önemli olan nokta ise yasal takip süreçlerinin sonucudur. Zira yasal takip sistemlerinin sonunda genel olarak kişiler hakkında haciz süreci başlatılır. Bankaya borcu hiçbir şekilde ödememeniz, icralık olmanıza sebep olur. Ayrıca yasal takiplerde banka avukatlarının verdiği ödeme belgesine imza attıktan sonra borcu ödemezseniz, hapis cezası alma riskiniz de bulunuyor. Borcu ödeyecek gücünüz yoksa, hiçbir şekilde bu tarz belgelere imza atmayın.

kara liste nedir?

Kara Listede Olanlar Kredi Çekebilir mi?

Kara listede olan banka müşterileri için kredi çekme süreçleri oldukça zor işler. Bu kişiler bankaya ipotek ya da kefil belirterek kredi çekebilir. Kara listede olan kişiler de aynı yöntemi izleyerek kredi kullanabilir. Ancak buradaki tüm inisiyatif bankanın elindedir ve uygun görmediği sürece sizlere kredi kullandırmaz. Yani kara listede olan kişilerin bankaya ipotek bildirmesi de kredi kullanma konusunda yeterli olmayabilir.

BDDK Kara Liste İçinden Nasıl Çıkılır?

Kara listeden kurtulmak, kredi notunu yükseltmek kadar hızlı ve kolay olmayabiliyor. Bu süreçlerde öncelikle sabırlı davranmak gerekiyor. Kara listeden çıkmak isteyen bir vatandaşın öncelikle tüm borçlarını sıfırlaması gerekir. Borcunuzu kapatmak için borç yapılandırmasını ve borç kapatma kredisini kullanabilirsiniz. Tüm borçları sıfırladığınız zaman kara listeden kurtulmanız daha mümkün olacaktır. Bunun ardından düşük limitli kredi kartı ve kredileri kullanarak, otomatik ödeme talimatı vererek ve borçlarınızı düzenli ödeyerek tekrardan kara listeden çıkabilirsiniz. Kara listeden çıkış süresi en az 3 yıl almaktadır.

Finans kurumları aracılığı ile kullanılmış olan her türlü kredi, kredi kartı hatta düzenlenen çek ve senetler nedeniyle yasal takibe girildiği taktirde, banka tarafından Merkez Bankasına bildirim gönderilmektedir. Bu bildirim sonrasında kişi kara listeye girmektedir. Bütün bankalar merkez bankasının kara listesine erişim sağlayıp kişinin kara liste de olup olmadığını sorgulayabildikleri için kredi başvurusunda bulunulması halinde kredinin onaylanma ihtimali neredeyse yok denecek kadar azdır.

Kara Liste Nedir?

Kara liste nedir sorusunun cevabı kısaca ödenmeyen borçlar nedeni ile riskli müşterilerin bulunduğu bir listedir. Kişi banka borcu, ödenmeyen çek ve senetten dolayı yasal takibe alınıp, borcun avukat kanalı ile tahsiline gidildiyse Merkez Bankası tarafından kara listeye alınır.

Kara Liste de Durma Süresi Nedir?

Yasal takibe alınan borcun ödemesinin yapılmasının ardından borcu yoktur yazısı alınması halinde Merkez Bankası tarafından 5 Yıl içinde kara listeden çıkartılmaktadır. Ancak bankalarında kendi veri bankasında tuttukları kara listeleri vardır ve bu kara listeden çıkma süreleri bankadan bankaya değişiklik göstermektedir.

Kara Liste de olmak Kredi Notunu Nasıl Etkiler?

Kredi Kayıt Bürosu- KKB de, bir kişinin tüm bankalarda ki kredileri, ödeme düzeni gibi bilgiler yer almaktadır. Bütün bu bilgiler eşliğinde risk durumuna göre kredi notu oluşturulur. Kara liste de olmak da KKB tarafından verilen kredi notuna olumsuz etki gösterecektir.

Kara Listeye Kredi Veren Var mı?

Kara listeye kredi almak oldukça zordur. Çünkü bütün finans kurumları KKB tarafından belirlenen kredi notu puanını dikkate almaktadır. Doğal olarak da düşük kredi notu olan bir kişiye kredi vermek istemezler. Ancak maaş hesabı müşterileri için banka kara liste de olsa da kendi insiyatifinde kredi kullandırabilmektedir.

Kara Liste Sorgulama

E-devlet üzerinde Merkez Bankası kara liste sorgulama imkanı bulunmamaktadır. Findeks üzerinden ya da online bankacılık aracılığı ile kredi notu sorgulaması yapılarak kara listede olup olmadığı anlaşılabilmektedir. Kişinin Findeks kredi notu sıfır ise yüksek risk grubunda olduğu anlamına gelmektedir ve muhtemelen kara listede yer almaktadır.

Vakıfbank Kredi Başvuru Sonucu Öğrenme

Vakıfbank Kredi Başvurusu
Bu yazımızda sizlerle Vakıfbank kredi başvuru sonucu öğrenme konusunda bilgi sahibi olacağız. Bu kapsamda vereceğimiz bilgiler sayesinde kredi almadan önce ve kredi aldıktan sonra neler yapmanız gerektiği konusunda bilinçlenmiş olacaksınız. Öncelikle Vakıfbank kredileriyle ilgili hangi kanallardan bilgi alabileceğimize göz atalım. Birinci olarak tahmin edebileceğiniz gibi Vakıfbank web sitesine giriş yaparak bilgi sahibi olabiliriz. Peki, web sitesine giriş yapınca hangi yolları izlemek gerekir?
Kredi Detay Bilgilerine Erişim
www.vakifbank.com.tr web adresine giriş yaptıktan sonra ana sayfada bulunan üst menüdeki ‘Bireysel’ seçeneği tıklanır. Yeni açılan sayfada orta kısımda güncel kampanyalar yer almakla birlikte, ‘Sizin İçin Seçtiklerimiz’ kısmında Vakıfbank’ın müşterilerine özel fırsatları görülmektedir. Bu sayfada bizim için önemli olan kısım üst menüde ‘Bireysel’ seçeneğinin hemen altındaki ‘Bireysel Krediler’ bölümüdür. Bu bağlantıya tıkladığımız zaman yeni gelen sayfada Vakıfbank tarafından sunulan kredi türleri görünmektedir. Bunlar taksitli ihtiyaç kredisi, taşıt kredileri gibi kredilerdir.
Örneğin taksitli ihtiyaç kredisi evlilik, eğitimi beyaz eşya ve mobilya gibi ihtiyaçların yerine getirilebilmesi için kullanılmaktadır. Kredi başvuruları için Vakıfbank şubelerine başvurmak yeterlidir. Ancak onun öncesinde 0 850 222 0 724 numaralı müşteri hizmetleri numarasını arayıp bilgi sahibi olunabilir. Bütün bu aşamalardan geçerek kredi başvurusu işleminin tamamlanmasıyla artık Vakıfbank kredi başvuru sonucu öğrenme aşamasına geçilebilir.
Kredi Başvuru Sonucu Öğrenme
Vakıfbank kredi başvuru sonucu öğrenme için birkaç farklı yöntem bulunmaktadır. Bunlar arasında birinci olanı herhangi bir Vakıfbank şubesine giderek TC kimliğinizle birlikte kredi sonucunuzu öğrenebilirsiniz. Kredi sonucu öğrenme de bir diğer yöntem 0 850 222 0 724 numaralı müşteri hizmetlerine ulaşıp kredi başvuru durumunu sorgulamak mümkündür. Üçüncü yöntem olarak cep telefonunuzun kısa mesaj bölümüne ONAY yazıp bir boşluk bırakarak BAŞVURU NUMARASI yazılır ve 5724’e mesaj atılır. Bu işlem sonucunda 5 dakika içerisinde Dokunmatik Web Başvuru sonucu bildirilecektir. Son olarak belirteceğimiz yöntem ise ATM ile başvuru yapmanız halinde yine 5 dakika içerisinde sonuç bilgisi tarafınıza bildirilir. Vakıfbank kredi başvuru sonucu sorgulama için sizden istenebilecek bilgiler ad, soyad, TC kimlik numarası ve cep telefon bilgileri olacaktır.

23 Ağustos 2021 Pazartesi

Bireysel Emeklilik Sisteminde Vefat Teminatı Var mıdır?

Bireysel Emeklik Sisteminin Güvenilirliği

Banka ve çeşitli finans kuruluşlarının yatırım ürünü olarak kullanmış olduğu sistem arasında bireysel emeklilik sistemi ön planda yer almaktadır.
Bu sistem bireysel müşterilerin kazanç sağlama adına kullanabilecekleri en iyi birikim aracıdır. Özellikle devlet desteğinin eklenmesi ile birlikte sistem bambaşka bir şekil almıştır. 2013 yılında yapılan değişiklik ile birlikte sistemin içerisinde olan veya daha sonradan sisteme dahil olacak her bireyin yatıracağı paranın %25 kadarı da devlet tarafından kendi hesabına aktarılmaktadır.
Ayrıca devlet desteğinin girmesi ile birlikte birçok devlet ve özel kuruluş sistemi uzaktan takip etmekte olup insanların kafasında bulunan bireysel emeklilik sisteminin güvenli olup olmadığı konusunda net bir cevap vermektedir.

Bireysel Emeklilik Sisteminin İşleyişi

Sistemin gerek kendi içerisinde gerekse de sistemi kullanarak kendisine müşteri çeken bankaların ve finans kuruluşların güvenilirliği ve işleyişi devlet teminatı altındadır. Özellikle bu sistem Hazine Müsteşarlığı, Takas Bank, Sermaye Piyasası Kurulu, bağımsız denetim kuruluşları ile Emeklilik Gözetim Merkezi gibi kuruluşlar tarafından takip edildiğinden dolayı son derece güvenlidir. Sistem olarak da güvenli olan BES’te en çok merak edilen herhangi bir şekilde bireysel emeklilik sisteminde vefat teminatı var mıdır, diye merak edilmektedir. Bireysel emeklilik sistemi mevcut müşterilerine sınırsız olanak ve güven sunduğu gibi herhangi bir şekilde vefat durumlarında da gerekli güveni vermektedir. Lakin vefat teminatı gibi bir desteği müşterilerine sunmamaktadır.

BES Vefat Teminatı Yerine Varislerine Sistemi Aktarmakta

Bireysel müşterilerin çok ciddi kazanç sağladığı yatırım araçları arasında yer alan bireysel emeklilik sistemi, işleyişi yönünden mevcut müşterisinin vefatı durumunda sistemde bulunan meblağının varislerine aktarmaktadır. Her ne kadar bireysel emeklilik sisteminde vefat teminatı var mıdır, sorusunun olumlu yanıtlanması söz konusu olmasa da en azından birikimlerin, devlet desteğinin ve getirilerinin tümü geride kalan kanuni mirasçılarının tamamına aktarılır. Sistemin güvenilirliği bakımında verilen bu hizmet devlet desteği ile garanti altına alındığı apaçık gösterilmektedir.

İnternetten Alışverişin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Alışverişin Yeni Adresi

Dünya ülkelerine nazaran bilgi teknolojileri ve internet teknolojisinin ülkemizde gelişmesi yavaş olsa da sağlamış oldukları avantajları ile şimdilerde bu ürünler her türlü sektörün içerisinde kullanılmaktadır. Özellikle finans sektöründe hizmet veren banka ve diğer kuruluşlar için bulunmaz bir nimet olarak kullanılan bilgisayar ve internet teknolojisi şimdilerde alışveriş çılgınlığına şahit olmaktadır. Nasıl mı? Bir döneme kadar AVM olarak nitelendirilen devasa alışveriş merkezleri şimdilerde sadece hafta sonunu değerlendirme adına gezip görülen mekânlar haline geldi. Sadece alışveriş için AVM’leri kullanan insanları bulmak çok zor.
Çünkü alışveriş yeni adresi olarak internet platformları kullanılmaktadır. Bir döneme kadar güvenli bir platform olarak görülmeyen bu ortamlar şimdilerde uluslararası alışverişin yapılmasına şahit olmaktadırlar.

İnternetten Alışveriş Ne Kadar Güvenli

Herkesin merak ettiği konuların başında e-ticaret olarak da bilinen internetten alışverişin avantajları ve dezavantajları nelerdir denildiğinde neler sayılabilir. E-ticaret platformlarının güvenilirliği bir döneme kadar sorgulanırken, şimdilerde bu platformu kullanarak alışveriş yapan bireylerin gerçekten sağlam alt yapıya sahip olan firma ve şirketlerin internet platformlarını kullanarak alışveriş yapmaları insanlara büyük güven aşılamıştır. Özellikle de bankaların mobil ve internet bankacılığı hesaplarında sağladıkları güven sayesinde diğer internetten alışveriş tabanlı sitelerin kullanılmasına olanak sağlar.

E-ticaretin Avantaj ve Dezavantajları

İnternetten alışverişin avantajları ve dezavantajları nelerdir sorusu ile aynı çizgide olan bu soruyla ilgili olarak özellikle söylenebilecek en önemli husus bireysel güvenin sağlanmasıdır. Bunun dışında internetten alışveriş 7/24 olarak yapılabilmesi, ürünlerin mağazalara göre ucuz olması, ürün çeşitliliğin daha fazla olması, ev veya iş ortamında sipariş verilebilmesi, ürünleri siparişinden sonra incelenip iade edilebilmesi ve alınmak istenen ürünlere çok ciddi taksitlerin yapılabilmesi gibi avantajları bulunur. Bunun dışında sistemin dezavantajları ise; nakit olarak para ödenmediğinden dolayı tam bir alışveriş çılgınlığı olabilir ve bu sayede kredi kartı borçların artmasına neden olunabilir. Ayrıca güvenli olmayan sitelerden alışveriş yaparak başta kredi kartı dolandırıcılığı ile karşı karşıya kalınabilmesi mümkün olduğu gibi aynı zamanda alınması düşünülen ürünler noktasında sıkıntı oluşturulabilir. İnsanların evlerinden çıkmasının önüne geçilerek iyice tembelliğe alıştırılması en tirajı komik ifadesidir.

İş Yeri Ekipman Kredisi Nasıl Alınır?

Firma ve işletme olarak çeşitli alanlarda faaliyet gösteren, üretim yapan veya hizmet desteği sunan kuruluşlara gerekli destek verilmektedir. Verilen desteklerin büyük bir kısmı devlet eliyle yapılabildiği gibi aynı zamanda çeşitli özel bankalar aracılığı ile de verilmektedir. Bu bağlamda işyerinin ihtiyacı doğrultusunda ekipman desteği isteyen vatandaşlarımız için işyeri ekipman kredisiverilmektedir. Bu kredi ürünü devlet eliyle KOSGEB gibi kuruluşlar tarafından verildiği gibi aynı zamanda özel bankalar aracılığı ile de verilebilmektedir.
KOSGEB bünyesinden verilen ekipman desteği genellikle faizsiz ve hibe kredi olarak verilmektedir.
İşyeri ekipman kredisi nasıl alınır sorusunun yanıtı ile ilgili KOSGEB aracılığı ile bu kredi ürününü kullanmak isteyenler belirli eğitim ve proje aşamalarından geçmesi gerekmektedir. Verilen eğitimleri başarı ile tamamlayan vatandaşlarımız gerçekleştirmek istedikleri iş ile ilgili projeleri KOSGEBbünyesine sunar. Değerlendirmeye alınan projeler uygun görülmesi durumunda iş kurmak veya var olan müessese için gerekli olan ekipman desteği kredisiverilir. Kredi desteğini alan firmalar sürekli KOSGEB takibinde olacağından yapılacak olan ticari faaliyetlerin usulüne uygun olmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. İşyeri ekipman desteğini devlet desteği dışındaki kurumlardan alacak olanlar ise herhangi bir şekilde böyle bir durum ile karşı karşıya kalmaları söz konusu değildir.
İşyeri ekipman kredisi başvurusunu özel bankalar aracılığı ile yapacak olan firma sahipleri kredinin değerlendirilmesi sırasında belirli şartlara zorlanılmamaktadır. Krediyi kullanan firmalar sadece kredinin ödeme vadesinde taksitleri yatırması yeterlidir. Kredi başvurusu için tercih edilecek olan yerler banka şubeleridir. Banka şubelerinde yer alan ticari müşteri hizmetleri yetkilisi aracılığı ile ilgili talep iletilip firmanın ihtiyacı olan ekipmanlar sıralanır. Ekipman ihtiyacına yönelik olarak bankanın müşteriye sunacağı kredi miktarı belirlenip işyeri sahibine kredi miktarı yeterli olması durumunda ödeme vadesi banka ile müşteri arasında aylık, 3, 6 ve 12 aylık vadelerde geri ödemesi talep edilir. Ekipman kredileri genellikle 60 ay ile sınırlandırılmakta olup kredinin limitine göre 12, 24, 36 ve 60 ay olarak bankalar tarafından sunulur.

En Kolay Kredi Çekme Yöntemleri Nelerdir?

Bankalardan Kredi Çekme

Çeşitli ihtiyaçları gereği olarak birçok vatandaşımız düşük faiz ve uygun ödeme koşullu kredi ürünlerini tercih etmektedirler. Kredi ürünleri genellikle ülkemizde çeşitli bankalar aracılığı ile müşterilerinin kullanımına sunulur. İhtiyaç, konut, araç, evlilik, tatil, yılbaşı, bayram, eğitim, ticari vb. isimler adı altında sunulan ağırlıklı olarak bireysel krediler vatandaşlarımız tarafından tercih edilmektedir. Kredi kullanma ile ilgili olarak banka şubeleri fiili olarak daha çok kullanılırken, şimdilerde internet ve mobil bankacılık üzerinden bankaların belirlemiş olduğu limitlere kadar kredi doğrudan kullanılabilir.
Peki, en kolay kredi çekme yöntemleri nelerdir? Sorusuna muhatap olduğumuzda bankaların bizlere ne gibi kriterler koyduğuna bakmak gerekir.

Kredi Çekerken Ne İstenir?

Kolay kredi çekmek isteyen banka müşterilerinin bilmesi gereken en önemli kriterin kredi notu olduğudur. Kredi notu herhangi bir banka müşterisinin kredi vb. bankacılık ürünlerini alabilmesi adına finansal karne görevi görmektedir. Sicil olarak geçmişiniz temiz biri iseniz en kolay kredi çekme yöntemlerinden birine sahipsiniz demektir. Bunun dışında bankalar kendi müşterilerine artı avantaj sağlamaktadır. Nasıl mı? Maaş müşterileri, emekliler, kamu çalışanları, otomatik ödeme talimatı veren banka müşterileri her zaman artı avantaja sahip olup rahatlıkla kredi kullanabilmektedir.En kolay kredi çekme yöntemleri nelerdir sorusunun cevaplarından bir diğer ise aylık gelir bakımında gayet iyi olan banka müşterileri rahatlıkla kredi kullanabilmektedir. Özellikle dolgun ücretlere sahip olan banka müşterileri kredi ve kredi kartı ürünlerinin kullanımına dair herhangi bir sıkıntı yaşamazlar.
Aktif Müşteriler Kredi Çekerken Avantajlıdır.
Herhangi bir şekilde bankalar ile finansal işlemlerini gerçekleştiren bir müşteri ile hiç kredi kullanmamış bir banka müşterisinin kredi kullanması arasında büyük farklar bulunmaktadır. Bankalar hiç kredi çekmemiş bir banka müşterisine mümkün olduğunca ön yargılı davranmakta olup kredi talebi genellikle reddedilmektedir. Bununda başlıca sebebi banka müşterisini hiç tanımadığı için kullanmış olduğu krediyi geri öderken nasıl bir yol izleyip izlemeyeceğini kestirememektedir. Durum böyle olunca kredi ve kredi kartı gibi talepleri reddedilmektedir.

Forex ve Borsayı Etkileyen Faktörler Nelerdir?

FOREX VE BORSA PİYASASI HAREKETLERİ
Gelişmiş ekonomiler dünyadaki tüm pazarları yönetebilecek kadar büyük ve geniş bir yapıya sahiptir. Bu ekonomilerin hareketleri veya hareketlerinin etkileri oldukça uzak menzilli olabilmektedir. Bu nedenle bu tip ekonomilerin karar alıcı mekanizmaların çalışma tarzı ve aldığı kararlar tüm diğer ekonomiler için referans olmaktadır. Forex ve Borsayı Etkileyen FaktörlerNelerdir? bahsinde ilk sırayı bu gelişmiş ekonomilerin verileri ve karar alıcı merkezlerinin davranımları alır.
Borsalar oldukça farklı sektörlerdeki büyük firmaların menkul değerlerinin alınıp satıldığı mecralardır. Bu nedenle borsadan borsaya değişen lokomotif sektörlerle ilgili gelişmeler doğrudan borsanın genelini etkiler. Toplam işlem hacmi ve işlemlerin yönü bu tip durumlarda gelen haberlerin pozitifliği nispetinde etkilenir. Bunun dışında bu tip piyasaların en önemli özellikleri güven ve istikrar üzerine kurulmuş olan bir yatırım ortamı olmalarıdır. Bu ortam bozulduğu anda çok kısa sürede borsalardaki işlem hacimleri satış yönünde ve endeksler de düşüş trendinde hareket etmeye başlar. Bu o kadar kısa sürede olur ki, yatırımcı pozisyon açana ya da kapatana dek birçok gelişme yaşanır ve biter. Bu nedenle borsalar riskli piyasalardır. Forex pazarında ise birçok kalem yatırım aracı işlem görür. Ülkelerin kendi ekonomileri ve birbiriyle ilişkileri ve genel istikrar verileri bu pazarı derinden etkiler. Pazarda işlem gören birçok emtia da mevcut olduğundan Forex pazarı oldukça fazla değişkeni içinde barındırmaktadır. Forex ve Borsayı Etkileyen Haberler Nelerdir? sorusuna en temel yanıtı aslında istikrarı oluşturan dengelerdeki değişimlerdir.
Borsa ve Forex pazarı başta bağımlı oldukları ülkenin sonra da en büyük ekonomilerin ve siyasi hareketlerin etkisindedir. Forex ve Borsayı Etkileyen Haberler Nelerdir? diye sorulduğunda daha karmaşık yanıtlar mümkün olsa da, temel yanıt istikrardır.

Haftalık çalışma saati ve ara dinlenmesi ne kadardır? Çalışan mola süresi ne kadar?

Bir iş yerinde haftalık çalışma saatleri ve yemek molasının ne kadar olması gerektiği konusunda çalışanlar arasında bilgi eksikliği bulunmaktadır. İş kanununa göre haftalık çalışma saati ve ara dinlenmesi ne kadardırş Merak ettiğiniz tüm detaylar haberimizde...

08:26 - 31 Mayıs 2019

Haftalık çalışma saati ve ara dinlenmesi ne kadardır? Çalışan mola süresi ne kadar?
Bir işçi kendisi rıza gösterse bile yılda 270 saatten daha çok fazla mesai yapamaz. İşçiler 11 saatten fazla çalıştırılamaz.Haftalık çalışma saati ve ara dinlenme süresi hakkında öğrenmek istediğiniz her şeyi haberimizde bulabilirsiniz…
HAFTALIK ÇALIŞMA SÜRESİ NE KADAR?
İşçinin çalıştığı işte geçirdiği süreler çalışma süresi olarak anılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesinde, haftalık çalışma en çok 45 saat olarak belirlenmiştir.
Aksi bir durum yoksa bu süre, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit olarak bölünerek uygulanmaktadır. Ancak işçi ile işverenin anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde 11 saati geçmemek şartıyla farklı şekilde dağıtılabilmektedir. Kanunda belirtildiği şekliyle özel sektör şirketlerinin büyük bölümü işçilerini haftada 45 saat çalıştırmaktadır. 657 sayılı Kanun kapsamında memurların haftalık çalışma süresi ise 40 saattir ve haftada 5 gün çalışırlar. 4/D kapsamındaki işçiler, 657 sayılı Kanuna tabi değildir ve 45 saate kadar çalıştırılmaları mümkündür. Ancak 4/D kapsamındaki mevcut bazı işçilerin kamuda çalışma süreleri memurlarla uyum açısından ve toplu iş sözleşmeleri ile haftada 40 saat olarak belirlenebiliyor. Fakat 4/D kadrolu işçiler 4857 sayılı İş Kanuna tabi olduğundan kadroya geçen işçilerin de haftalık 45 saat çalıştırılacağı görülmektedir. Genel uygulama bu şekildedir.
İstenirse haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenebilir ama istense bile üstünde belirlenemez. Buna göre bir işletme, işçilerinin haftalık çalışma süresini örneğin 40 saat belirleyebilir bunda bir sakınca yoktur; ancak işçilerle anlaşsa bile bu süreyi 46 saat olarak belirleyemez.
SSK işlemlerinde ay 30 gün olarak dikkate alınmakta, dolayısıyla aylık çalışma süresi de 30×7.5=225 saat olarak uygulanmaktadır.
ARA DİNLENME SÜRESİ NE KADAR?
Ara dinlenmesi yani mola ya da yemek saatleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan hükümde ara dinlenme süresi günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. İlgili madde hükmü uyarınca ara dinlenmesi; günlük çalışma süresi 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakikadan, 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde otuz dakikadan, 7,5 saatten fazla süreli işlerde 1 saatten az olamaz.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. madde hükmü uyarınca günlük çalışma saati 11 saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği 7,5 saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenme süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Bu sebeple, günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Gün içerisinde işçi yemek molası dışında çay, kahve gibi çeşitli ihtiyaçlar sebebi ile ya da dinlenmek için işçi çeşitli molalar verebilmektedir. Bu süreler de ara dinlenme süresi hesabında dikkate alınır. Örneğin işyerinde 1 saatlik yemek molası dışında 15'er dakikalık toplam 30 dakika çay ve ihtiyaç molası olması halinde işyerindeki ara dinlenme süresi 1 saat değil 1,5 saattir.
Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.
Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir.
Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir.

Bitcoin 50.000 Dolar Sınırına Yaklaştı: BTC Yatırımcıları Şimdi Ne Yapmalı?

 









Yatırımcılar Ne Yapmalı?

Aylık grafiklerde Bitcoin hala %45’in üzerinde kazançla işlem görüyor. Buna ek olarak haftalık grafiklerde de Bitcoin hala %7’nin üzerinde karla ilerliyor. Ayrıca Bitcoin’in ciddi bir düşüş yaşamamış olması ve hala 50.000 dolar sınırında olması da dikkatleri çekiyor.

Analistler ise yatırımcıların yapması gereken ve kendi yapacakları hamleleri paylaştılar. Örneğin; 23 Ağustos Pazartesi günü CNBC’nin “Trading Nation” programında konuşan Blue Line Capital başkanı Bill Baruch, temkinli olacağını ve şu anda yeni bir alım yapmayacağını dile getirdi. Baruch konuyla ilgili açıklamasında, “Bence portföyünüzde Bitcoin olması gerekiyor, ancak satın almak için 50.000 dolar mı? Buradan alım yapmam” sözlerini kullandı.

300'den fazla kripto para ile al-sat yapmak, lending ve staking'den kazanç sağlamak için bu linkten Binance'ye üye olabilirsiniz.

Baruch ayrıca Bitcoin’i elinde tutmaya devam ettiğini ancak BTC fiyatı 45.000 dolar seviyelerine geri döndüğü için yatırımlarını azaltmaya başladığını da ifade ediyor. Analist 45.000 doların Bitcoin içn 200 günlük hareketli ortalama görevi gördüğünü dile getiriyor. Dolayısıyla bu seviyenin Haziran ayının en düşük değeri 29.000 dolar ile Nisan ayının en yüksek seviyesi 64.000 doların ortası olduğu da ifade edilebilir.

Tüm bunlara ek olarak Baruch kripto para yatırımcılarını, “Yine, içinde olmak için harika bir yer olduğunu düşünüyorum, ancak manşetlerde 50.000 dolar gördüğünüz için bunun peşine düşmeyin. Noktalarınızı seçin ve oyun planınıza sadık kalın” sözleri ile uyarıyor.

Yatırımcılar Dikkatli Olmalı

Pek çok analist her ne kadar yükseliş beklentisi içinde olsalar da yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini ifade ediyor. Çünkü yapılan açıklamalara göre Bitcoin’in yükselişte olduğu son zamanlarda 30 bin adet BTC’nin borsalara gönderildiği ortaya çıktı. Bu da yatırımcıların BTC’lerini ellerinden çıkarmak isteyebilecekleri ve dolayısıyla bir satış baskısı oluşabileceği şeklinde yorumlanıyor.

Pozitif Sinyaller

Bunlara ek olarak Bitcoin geride bıraktığımız aylarda ilk kez 50.000 doları geçtiğinde daha az insan birikim yapmış durumdaydı. Ancak şu anda çok daha büyük bir kesimin birikim aşamasında bulunduğu ifade ediliyor. Dolayısıyla aslında borsalara giren miktar ile birikim yapanlar birbirini dengeleyebilir.

Diğer bir olumlu nokta ise Bitcoin hashrate’inin yükseliyor olması. Yapılan açıklamalara göre hashrate’in güçleniyor olması genellikle Bitcoin fiyat artışını da yanında getiriyor. Dolayısıyla şu anda piyasada karışık sinyaller alınıyor ve yatırımcıların bir yandan yatırımlarını şekillendirirken bir yandan da piyasa takibini çok sağlam bir şekilde yapmalarında fayda var.


Bireysel Emeklilik Sistemi İle SGK Arasındaki Fark

Bireysel Emeklilik Sistemi Amacı

Yaşamını sürdüren vatandaşlarımızın çalışma hayatları boyunca kazanmış oldukları belirli standartlarını emeklilik dönemlerinde de kazanabilmeleri adına birikim ve yatırım araçlarına yönlendirilmektedir.
Birikim aracı olarak kullanılan yatırım ürünleri arasında bankaların ve finans kuruluşlarının aracılık ettiği sistemler arasında bireysel emeklilik sistemi ilk sırada gelir. Bu sistem gerek güvenilirliği gerekse de yatırım bakımında bireysel müşterilere çok ciddi yatırımlar sunmaktadır.
Bireysel emeklilik sistemi, devlet desteği ile 2013 yılından bu yana çok ciddi desteklendiği gibi aynı zamanda yatırılan her miktara %25 oranında devlet desteği eklenmektedir. Sistemi kullanmak isteyen vatandaşlarımızın avantajlar bakımında en çok merak ettiği konuların başında da bireysel emeklilik sistemi, Sosyal Güvenlik Kurumundaki gibi sağlık vb. hizmetler de sunuyor mu gibi soruların cevaplandırılmasıdır.

Bireysel Emeklilik Sistemi İle SGK Arasındaki Fark

Çalışma hayatının içerisinde olan her birey sosyal güvenlik kurumuna dahil edilir. Firma ve şirketlerin zorunlu olarak yaptırması gereken bu sistem gerek çalışma sırasında gerekse de diğer yaşantısı boyunca her türlü sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi için kullanılır. Ayrıca insanların çalışma hayatının sonunda emeklilik hakkının kazanılması ile birlikte SGK hakları da ölüm anına kadar devam eder. Sistem olarak aynı mantık üzerinde kurulan bireysel emeklilik sisteminin çalışma hayatının sonunda hayat standartlarının daha iyi olması adına yapılır. Lakin SGK sistemi ile bireysel emeklilik sisteminin arasındaki en büyük farkın cevabı ise bireysel emeklilik sistemi, Sosyal Güvenlik Kurumundaki gibi sağlık vb. hizmetler de sunuyor mu sorusuna karşılık gelmektedir. Bireysel emeklilik sistemi bireysel müşterilerinin gelecek yaşantısında ek gelir elde edebilmeleri adına sadece maddi destek sağlamaktadır. Herhangi bir şekilde sağlık hizmetlerinden faydalandırılması söz konusu değildir.

Sağlık Hizmeti Sunan BES

Bireysel emeklilik sistemi boyunca toplanan paralar kişiye ya toplu para olarak ya da maaş ödemesi olarak verilmesinden dolayı herhangi bir şekilde sağlık hizmetlerinden faydalandırılmamaktadır. Bunun bilincinde olan bir takım BES kullanan bankalar müşterilerine sistemde kaldıkları süre boyunca hastane, sağlık kuruluşu ve ambulans servisleri ile anlaşma yapıp müşterilerinin bunlardan faydalanmasını sağlayabilmektedir.

Çapraz Kur Tablosundan Neler Anlaşılabilir?

Çapraz Kur Nedir?

Finans sektörünün içerisinde yer alan veya gerçekleştirmiş olduğu işlemler neticesinde finansal işlemleri kullanacak olan bireylerin bir takım terim ve kavramları çok iyi bilmesi gerekir. Finans alanında hizmet veren veya almak isteyen bireylerin ilk bilmesi gereken kavramlardan biri de çapraz kurun ne olduğu konusunda bilgi sahibi olmasıdır. Çapraz kur kısaca birden fazla ulusal değere sahip paraların arasındaki kurun ne olduğu konusunda başka bir temel para üzerinden hesaplanması işlemidir.
Çapraz kurun en çok görüldüğü ekranlar çapraz kur tablolarıdır. Birçok kişinin çapraz kur tablosundan neler anlaşılabilir olduğunu bilmediği görmekteyiz.
Bu tablolar genellikle Amerikan Doları, Euro, Sterlin, Yen, Ruble, Frank, Dinar vs. paraların Türk Lirası üzerinden hesaplanması işlemidir.

Çapraz Kur Tabloları

Birden fazla ülkenin paraları arasındaki ilişkiyi gösteren kurlara çapraz kur denir. Çapraz kur noktasında Dolar-EURO, TL-Dolar, TL-EURO arasında bir takım parametreler belirlenir. Belirlenen bu para metrelerin öyle hassas ayarlanması gerekmektedir ki özellikle bir kurdan diğeri geçerek kişilerin gelir elde etmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Aksi halde herkes artış gösteren kur arasına geçip sürekli olarak kazanç sağlayabilir. Bu cihetle çapraz kur tablosunda yer alan kur farklı sürekli olarak değişkenlik gösterdiği net bir şekilde görülebilir. Çapraz kur tablolarına bakıldığında dünya ekonomisinin içerisinde yer alan birçok ülkenin ekonomisi birkaç paranın kendi arasındaki durumundan dolayı etkilenebilmektedir. Özellikle Dolar, EURO ve Yen gibi paraların değer kaybetmesi birçok ülkenin ekonomisinin zarar görmesine neden olabilir.

Çapraz Kur Tablosunun Neticeleri

Dünya genelinde kabul gören büyük paraların değer kaybetmesi durumunda TL’nin de etkilenmesi söz konusudur. Özellikle Dolar’ın EURO ve Yen karşısında değer kazanması durumunda TL’de otomatik olarak Dolar karşısında değer kaybına uğrar.Çapraz kur tablosundan neler anlaşılabilir, denildiği zaman bir ülkenin ekonomisini, ticaretini ve diğer ülkelere karşılık rekabet gücünü etkiler. Hem ülke bazında hem de finans kuruluşları bazında çapraz kur tabloları geleceğe yönelik olarak doğru hamleler yapılabilmesine imkân sağlar.

Marjin Nedir? Nasıl Hesaplanır?

Bireysel veya tüzel kişilik olarak bir takım ihtiyaçlarımızı karşılama adına kullanmayı düşündüğümüz finansal işlemler için talep ettiğimiz kuruma güvence vermemiz gerekmektedir. Bu bağlamda vermemiz gereken güvence genellikle bir teminat olarak ifade edilir. Teminat, kişilerin birbiri arasındaki alışverişi güçlendirme adına güven telkin eden husustur.
Bu bağlamda insanların finansal işlemlerinde en çok kullandığı uygulamaların başında marjin gelmektedir. Peki, marjin nedir ve marjin hesaplama işlemi nasıl gerçekleştirilir? Türkçe karşılığı teminat olarak ifade edilen marjin finans sektöründe daha çok kullanılan bir kavramdır.
Herhangi bir pozisyonu meydana getirme veya açma olarak ifade edilen para miktarıdır. Bu para miktarı tamamen teminat olarak ifade edilir ve alışveriş sırasında son derece önemlidir.
Marjin kavramı özellikle Forex sisteminde gerçekleştirilen işlemlerde yatırımcı pozisyon açmayı düşündüğünde açacağı pozisyon için elindeki para veya varlığın bir bölümünü marjin olarak sunar. Özellikle bankalardan yüksek meblağlarda kredi çekmek istediğimizde bir takım ürünlerin ipotek olarak gösterilmesi veya firmaların teminat olarak sundukları taşınmazlar gibi… Finansal işlemlerde yatırım olarak marjin gösterilirken, marjinden geriye kalan kısmı ise kaldıraç sistemi olarak bilinen platform tarafından tamamlanır. Teminat olarak serbest marjin de bulunmakta olup herhangi bir işlem veya yatırımda kullanılmayan veya kullanılması yönünde hazır olarak bulunan marjindir.
Herhangi bir yatırım için marjin kullanmayı düşünen kişilerin yapmaları gereken marjin hesaplama işlemini gerçekleştirmeleridir. Teminat olarak yatırılması düşünülen para miktarını hesaplamayı düşünen yatırımcılar hazır hesaplama tablolarından faydalanabilirler. Buna göre hesaplama yapmak için ilk olarak yatırım hesabında bulunan para birimi belirlenir. Daha sonra listede yer alan para birimi ikilisi seçilir ve kendi yatırım hesabınıza karşılık olarak marj oranı seçilir. Yatırım pozisyonu için birim sayısı girilir ve akabinde marjin hesaplama ikonuna basılır. Hesaplama işleminin ardından belirlenen marj ve kaldıraç isteğe göre yeniden değiştirilebilir. Forex gibi yatırımlarınıza çok ciddi avantajlar sağlayan sistemlerden faydalanıyorsanız marj hesaplama işlemini bilmeniz gerekmektedir.

İş Bankası Otomatik Fon Alımı Nedir?

Türkiye de finans sektöründe hizmet veren bankalar müşterilerine daha iyi hizmet verebilme adına bankacılık faaliyetlerindeki çeşitliliğini arttırmaktadır. Özellikle vadesiz hesaplarda bulunan paraların değerlendirilmesi noktasında müşterilerine fon alım satımı gibi işlemlerine izin vermekte ve çok ciddi kazançlar sağlamaktadırlar. Banka hesaplarında bulunan paraların değerlendirilmesi noktasında en çok tercih edilen bankacılık işlemleri arasında yer alan fon alımı için birçok banka müşterisi adına otomatik işlem gerçekleştirmektedir.
Ülkemizde bankacılık alanında hizmet veren kuruluşlar arasında adı her zaman ilk sırada yer alan İş Bankasıotomatik fon alımı işlemini gerçekleştirmektedir.
Banka müşterilerine daha fazla kazanç sağlama adına gerçekleştirilen bir bankacılık ürünü olan fon alımı birçok banka tarafından gerçekleştirilmektedir.
Fon alımı ile ilgili olarak İş Bankası otomatik fonalımı nedir? Bankalar birçok bankacılık işlemini müşterilerinin vermiş olduğu direktifler neticesinde hızlı, kolay ve pratik bir şekilde gerçekleştirerek müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmaktadırlar. Bu bağlamda bankadaki parasını değerlendirmek isteyen İş Bankası müşterileri bankanın belirleyeceği sistem doğrultusunda otomatik fon alımı talimatını verebilir. Bu talimatın verilmesinden sonra İş Bankası bünyesinde bulunan çeşitli isimler adı altında yer alan fonlardan alarak en fazla 45 günlük vadeler ile değerlendirmektedir. İş Bankası banka müşterilerinin fon hesaplarında en az 20 TL en fazla da 80.000 TL talimatı verebilmelerini sağlamaktadır.
İş Bankası otomatik fon alımı noktasında bankanın kullanmış olduğu fonlar ise şunlardır. En çok kullanılan Para Piyasası Fonu, Kumbara Fonu, TEMA Değişken Fonu, Privla Hisse ve Değişken Fonu vb. isimler adı altında yer alan fonlardır. Özellikle çocuk müşterilerinin de fon hesaplarından faydalanabilmesi adına sunmuş olduğu kumbara fonu çok fazla tercih edilenler arasında yer alır. Peki, İş Bankası otomatik fon alımı talimatı nasıl verilmektedir, diyenler için çeşitli hizmet kanalları bulunmaktadır. Buna göre banka müşterileri banka şubeleri, telefon ve internet bankacılığı aracılığı ile otomatik fon alımı talimatı verebilmektedir.

Forexte En Çok İşlem Gören Dövizler

Birikim yapmak isteyen bireylerin en çok tercih ettiği yatırım araçları arasında ilk sırada altın ve döviz para metreleri gelmektedir. Her iki yatırım aracı ülkemizde çok fazla tercih edilen ve uzun vadede TL ye nazaran daha fazla kazanç sağlayan ürünlerdir. Özellikle döviz yatırımını tercih eden bireylerin dikkat ettiği konuların başında alım ve satım arasındaki farkın korunması söz konusudur.
Bu bağlamda alım-satım arasındaki farkın en az olduğu platform Forex’tir.
Henüz birçok kişinin bilmediği yabancısı olduğu bu platformu kullanıcılarına çok ciddi paralar kazandırmaktadır. Bu bağlamda döviz yatırımcısı içinForexte en çok işlem gören dövizler nelerdir bilmesi gerekmektedir.
Forex platformu üzerinden döviz yatırımı yapmak isteyenler herhangi bir döviz bürosuna nazaran alım-satım arasındaki farktan daha az etkilenirler. Buda kazanç sağlama noktasında daha fazla avantaj sağlar. Ayrıca Forex üzerinden yapılan döviz alım-satım işlemlerini farklı ülkeler üzerinden de sağlanabilmesinden dolayı yükselirken düşükten alabilme ve düşerken de yüksekten satabilme imkanına sahip olunmaktadır. Forexte en çok işlem gören dövizler sayesinde uzun vade bekleyip kar elde etme yerine anlık hareketler sayesinde çok ciddi meblağlar elde edilebilir. Forex sisteminde döviz yatırım işlemleri çeşitli pariteler ile gerçekleştirilir. Bu bağlamda örnek verilecek olunursa Euro değerinin artacağı anlaşıldığında TL karşılığında Euro alındığı gibi Forex sisteminde EU/TRY paritesi ile gerçekleştirilir.
Forexte en çok işlem gören dövizler arasında yer alan Amerikan Doları içinde bu sistem aynı şekildedir. Alım satım işlemleri ise aynı bankaların online işlemlerinde olduğu gibi gerçekleştirilir.Forex sistemi üzerinden gerçekleştirilen döviz ürünleri; Amerikan Doları(USD), Euro(EUR), Kanada Doları(CAD), Avusturalya Doları(AUD), Japon Yeni(JPY), İngiliz Sterline(GBP) ve İsviçre Frangı(CHF) gibi döviz ürünleridir. Elinizde bulunan birikimleri döviz yatırımı ile değerlendirmek istiyorsanız yapmanız gereken Forex sistemine dahil olmanızdır. Birçok finans kuruluşunun aksine döviz yatırım ürünlerinin alım-satım arasındaki farkı minimum seviyede tutan tek finans platformu olması sayesinde yatırımcısına anlık olarak büyük avantajlar sağlar.

Fon Hesabı Ne İşe Yarar?

Bankalar, müşterilerinin birikimlerine ve bankada bulunan diğer mevduatlarına daha fazla kazanç sağlama adına çeşitli fon alımı yapmaktadır. Bankanın gerek müşterisinin kendi uygulamasına gerekse de müşterinin vermiş olduğu otomatik talimat üzerine çeşitli fonlardan alım yaparak kazanç sağlamaktadır. Bir bankanın fon alımı yapabilmesi adına fon hesabı açılması gerekmektedir.
Fon hesabı ne işe yarar, diyen banka müşterileri için vadesiz mevduat hesaplarında bulunan Türk Liralarının enflasyon karşısında değer kaybetmeme ve mevcut paranın yerinde saymaması için fon alımı yaparak değer kazanmasına yardımcı olmaktadır.
İş bu bağlamda fon hesabının açılması müşterinin birikimine kazanç sağlama adına bankanın çeşitli kanalları sayesinde açılan bir hesaptır.
Fon hesapları sadece TL üzerinden değil aynı zamanda çeşitli döviz ve altın ürünleri üzerinden de açılabilmektedir. Her bankanın kendine has uygulamaları bulunmasından dolayı fon hesabını TL haricinde döviz veya altın üzerinde açmak isteyenler ilk olarak bankanın bu şekilde fon hesaplarının bulunup bulunmadığının araştırmasını yapmaları gerekmektedir. Böylece elinde bulunan birikimlerinin arttırılmasına yardımcı olabilirler. Fon hesabı açabilmek için bankanın şubeleri, telefon ve internet bankacılığı gibi platformları kullanılabilir. Fon hesabı açtırmak için banka şubelerini tercih edecek olan banka müşterileri banka içerisinde yer alan bireysel müşteri hizmetleri yetkilisi aracılığı ile görüşmeleri yeterlidir. Bu hizmet kanalı dışında fon hesabı açmak isteyen banka müşterileri sesli kayıt sistemi üzerinden telefon bankacılığı aracılığı ile gerçekleştirebilirler.
Fon hesabı ne işe yarar sorusu ile devam ettiğimiz makalemizde fon hesabı açmak isteyen banka müşterilerin kullanabileceği son platform kendi internet bankacılığı hesabıdır. İnternet bankacılığı menüsün de yer alan yatırım ürünleri arasında yer alan fon hesabı açma işlemini kullanmak suretiyle işlemler gerçekleştirilebilir. Açılan herhangi bir fon hesabının takibi adına bankalara otomatik fon alımı direktifi verilmek suretiyle tüm işlemler gerçekleştirilebilir. Böylece herhangi bir şekilde elinizde bulunan paranın sürekli olarak değer kazanması sağlanmış olur. Çalışmış olduğunuz banka üzerinden hemen bir fon hesabı açıp bu fırsatları yakalayabilirsiniz.

İnternet Bankacılığında Sahte Email Tuzaklarına Dikkat

Yeni nesil teknoloji olarak kabul edilen bilgi teknolojileri ürünleri ile internet teknolojisi hayatımızı her anlamda kolaylaştırmaktadır. Bu ürünler içerikleri ve sistemleri itibariyle birçok bilgiyi depolayabilme ve istenildiği zaman kullanabilme imkanını sunmaktadırlar. Birçok avantajı bir arada bulunduran bu ürünler özellikle finans sektöründe yer alan birçok kuruluş tarafından daha iyi hizmet verebilme adına kullanılmaktadır.
Bankaların müşterilerine ulaşabilme ve aynı şekilde bankacılık işlemlerini müşterilerin daha hızlı gerçekleştirebilmelerine imkan sağlamaktadır. Bankaların kullanmış olduğu bilgisayar teknolojisi genellikle internet bankacılığında kullanılır.
Her ne kadar yeni nesil teknoloji ve internet bankacılığı banka müşterilerine büyük kolaylık sağlamış olsa da aslında bir bakıma çeşitli sıkıntılara da sebep olmaktadır. Özellikle internet bankacılığında sahte email tuzaklarına dikkat edilmesi gerekmektedir.
İnternet bankacılığı adı altında banka müşterilerine gönderilen sahte e-postalar kullanıcılarına çok ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Özellikle yüklü miktarda birikimi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı bulunan banka müşterilerinin tüm meblağları bir anda yok olabilir. Bu konuyla ilgili olarak sahte e-postalar şu şekilde banka müşterilerine gönderilmektedir. İnternet bankacılığında sahte email tuzaklarından ilki “e-devlet platformu” üzerinden gönderilmektedir. E-devlete kayıt yapılacaktır diyerek birçok kişinin internet bankacılığı bilgileri çeşitli mail yoluyla alınmaktadır. Bir başka sahte e-posta ise çeşitli sahte web siteleri üzerinden SMS yoluyla internet bankacılığı bilgilerinin temin edilmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken, banka müşterisinin gönderilen SMS bilgisinin kendi bankasına ait olup olmadığını kontrol etmesi gerekmektedir.
İnternet bankacılığında sahte e-mail tuzaklarına dikkat edilmesi gereken bir diğer tuzak ise; banka adına gönderilmiş gibi mailin etrafının bankanın resim ve logoları ile süslenilmiş olması ve içeriğinin gerçeği yansıtmamasıdır. Nasıl mı? Herhangi bir banka sizlere hesap kartı, internet bankacılığı ve kredi kartı güncellemesi adı altında bir mail atmaz, aynı şekilde çeşitli bankacılık ürünlerinin tanıtımlarını yaptıktan sonra internet bankacılığına ait olan şifre ve kullanıcı adı bilgilerini istemez. İşte tüm bu hususları göz önünde bulundurarak kesinlikle tuzağa düşülmemesi gerekmektedir.

Gelir Tablosu Nedir?

Ticari alanda faaliyetlerini sürdüren ve ekonomik bazlı olarak üretim yapan firma ve şirketler kendi içerisinde bir takım hesaplamaları ortaya koymaları gerekmektedir. Üretilen ve ortaya konan ürünlerin gerçekleştirilmesi sırasında yapılan masrafın ürünün satışından sonra elde edilen karı sağlayıp sağlamadığını görebilmeleri adına bir takıp tabloları kullanmaları gerekir.
Ekonomik anlamda gelir elde etmek isteyen firmaların kullanmış olduğu tablolar arasında ilk sırada gelir tablosu gelir.
Peki, gelir tablosu nedir? Firma veya şirketin dönemsel faaliyetlerinde elde etmiş olduğu gelirler için ne kadar gider yaptığını ve buna karşılık olarak elde ettiği kar-zarar dengesini gösteren mali tablodur.
Gider tabloları hesap ve rapor tipi olmak üzere ikiyi ayrılmaktadır. Hesap tipi gelir tablolarında bir tarafta giderler gösterilirken diğer tarafta ise elde edilen gelirler gösterilir. Rapor tipi gelir tablolarında ise firmanın gerçekleştirmiş olduğu gelir, gider, satış, indirim, faaliyet giderleri, zararlar gibi benzeri başlıklar ayrıntılı olarak ortaya konmaktadır. Tüm bu gelir tablolarının meydana getirilmesi ancak gelir tablosunda bulunması gereken kalemlerin oluşturulması gerekmektedir. Gelir tablosu kalemleri ise; brüt satış karı, faaliyet karı ve net kar ya da zarar olmak üzere üç adettir. Gelir tablolarında firma için herhangi bir tutar ifade etmeyen kalemler tabloda yer almaz.
Gelir tablosunun nasıl meydana getirildiği ile ilgili olarak gelir tablosunun formatının iyi belirlenmesi gerekmektedir. Tablonun meydana getirilmesi sırasında mali tabloların sahip olduğu ilkeler ön planda değerlendirilir. Gelir tablosundaki ayrıntıları ortaya koyarken firmanın elde ettiği gelir ile süreklilik gösteren faaliyetlerin belirlenmesi ve ayrıca firmanın olağan dışı elde ettiği süreklilik ifade etmeyen gelirlerin gösterilmesi gerekmektedir. Tablonun meydana getirilmesi sırasında firmanın satış, gelir, maliyet, gider, kar ve zararların bulunduğu hesapların ortaya konulması ve ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Her firmanın oluşturacağı gelir tabloları işletmenin geleceğe yönelik yatırımlarını olumlu etkileyeceği aynı zamanda yapacağı yatırımlarda nasıl bir politika izlemesi gerektiğini görebilecektir.

İpotekli İhtiyaç Kredisi Veren 7 Banka Önerisi

İhtiyaç kredisinin birçok alt dalları bulunmaktadır. Kullanım amacına, çeşidine ve şekline göre değişen bu türlerden birisi ipotekli ihtiyaç kredisidir. İpotekli ihtiyaç kredisi veren bankalar, müşterilerine normal ihtiyaç kredisinden daha fazla limitte bir kredi kullandırmaktadır. Bu nedenle yüksek miktarda paraya ihtiyacı olan kimseler sahip oldukları bir malı, ipotek göstererek ihtiyaç duydukları krediyi çekebilmektedir. Borcunu ödeyememesi durumunda banka, ipotekli olan söz konusu mülke el koyarak satışa çıkarır ve parasını kurtarmaya çalışır. Bu nedenle ipotekli ihtiyaç kredisi, bankalar tarafından en çok sevilen kredi türüdür.İpotekli İhtiyaç Kredisi Veren Banka Önerileri İpotekli ihtiyaç kredisi veren bankalar, genellikle kişiye ya da bir yakınına ait evi, arsayı veya aracı ipotek olarak kabul ederler. Daha sonra kişi krediyi kullanır ve borçlarını ödemeye başlar. Taki kredi borcu bitene kadar ipotekli olan şeyler, kişi tarafından satılamaz.Çünkü banka tarafından kredi borcun karşılık olarak ipotek ettirilmiştir. Bankalar, ipotek gösterebilen müşterileri için daha uzun vadede ve miktarda kredi kullandırabilmektedir. İpotekli ihtiyaç kredisi veren bankalar kendilerine gelen talepleri inceledikten sonra olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapmaktadır. Şimdi, ülkemizde faaliyet gösteren bankalar arasında ipotekli ihtiyaç kredisi veren 7 öncü bankanın ipotekli kredi paketlerinden ve özelliklerinden bahsedelim. 1. Garanti Bankası İpotekli İhtiyaç Kredisi: Garanti Bankası, tüm ihtiyaç kredilerinde olduğu gibi ipotekli ihtiyaç kredisinde de en fazla 36 aya kadar kredi kullandırmaktadır. Bu krediyi kullanacak olan kişile, ipotek gösterilecek olan mülkiyetin en fazla % 50’sine kadar kredi alabilmektedir. Kredinin faiz oranı % 1,34 olmaktadır. En az vade süresi ise 6 aydır. Bu krediden faydalanmak isteyen müşteriler, en yakın şubeye giderek bizzat başvuru yapmak zorundadır. Başvurunun ardından ipotek söz konusu olan mülk, eksper tarafından incelenerek raporlandırılır. Bu rapora binaen söz konusu kredi kullanıma açılır veya başvuru reddedilir. 2. İş Bankası İpotekli İhtiyaç Kredisi: İş Bankası kredi paketlerinde ipotekli ihtiyaç kredisi vade süresi diğerlerinden farklı olup 60 aya kadar çıkabilmektedir. En az vade süresi de 1 aydır. ” İpotek Hazır Kredi” adı verilen bu kredide faiz oranı % 1,40 olmaktadır. İşbankası’ndan ipotekli ihtiyaç kredisi çekmek isteyen müşteriler, göstereceği ipoteğin değerinin tamamı kadar miktarda kredi çekebilmektedir. Başvurunun ardından eksper eşliğinde ipoteklenecek mülkün değeri tespit edilir ve rapor haline getirilir. Bu raporda yazan değer kadar ipotekli ihtiyaç kredisi çekilebilecektir. 3. Akbank İpotekli İhtiyaç Kredisi: Akbank, ipotekli ihtiyaç kredisi çekmek isteyen müşterilerine 36 aya kadar vade sunmaktadır. Toplam kredi tutarı 25 bin TL olup aylık faiz oranı da % 1,25’tir. Üstelik bu kredi türünde banka şubesine gitmeye gerek kalmaksızın başvuru yapılabilmektedir. Bu krediden faydalanmak isteyen kişiler, kendilerine ya da herhangi bir yakınına ait bir evini ipotek göstererek ihtiyacı olan nakit parayı alabilmektedir. Bu krediyi çekecek olan kişinin aylık gelirinin yarısı, aylık taksit sayısından daha az olmamalıdır. Yani aylık taksit en fazla gelirinin yarısı kadar olmalıdır. Teminat olarak ev ya da iş yerleri kabul edilmektedir. İpotek edilecek gayrimenkulün tapusu da gerekli belgelerin arasına eklenerek başvuru tamamlanır. 4. Vakıfbank İpotekli İhtiyaç Kredisi: Vakıfbank, yüksek tutarlı nakit ihtiyaçlarını karşılamak isteyen müşterileri için ipotek karşılığı taksitli ihtiyaç kredisi adı altında konut ipoteğinin yanı sıra 2 farklı kredi alternatifi sunmaktadır. Bunlardan birisi otomobil rehni karşılığı taksitli ihtiyaç kredisi olurken diğeri de arsa ipoteği karşılığı taksitli ihtiyaç kredisi olmaktadır. Bir müşterinin ipotekli olarak çekebileceği kredi tutarı, ilgili gayrimenkulün ekspertiz değerinin en fazla % 75’i olabilmektedir. Daha üst tutarda bir kredi verilmemektedir. Kredi vadesi 36 ay ile sınırlı olup ister her ay ister 3’er aylık dönemler halinde ödenebilmektedir. Ayrıca dileyenler değişken taksitlerle de ödeme şansına sahip olmaktadır. Otomobil rehni karşılığı taksitli ihtiyaç kredisi kullanacak olan müşteriler için vade süresi 48 aya kadar olmaktadır. Taksit ödemeleri her ay, 3 ayda bir ya da değişken olarak yapılabilir. 5. Ziraat Bankası İpotekli İhtiyaç Kredisi: Ziraat Bankası, ipotek karşılığı ihtiyaç kredisi paketinde iş yeri veya ev olması zorunluluğu yer alıyor. Bu krediden yararlanarak yüksek miktardaki nakit ihtiyacını karşılamak isteyen kişiler, 36 aya kadar geri ödeyebilmektedir. Bu kredide bir müşteri, ipotek göstereceği evin veya iş yerinin en fazla % 75’ine kadar kredi çekebilmektedir. İlgili mülkün değerinin hesaplanması için ekspertiz incelemesi gerekmektedir. Ayrıca bu krediden faydalanmak isteyen kişilerin başvurularının incelenmesi sonucunda gerekli görülmesi halinde ek teminatlar da istenebilmektedir. Ayrıca imarlı arsası olanlar da bu kredi paketi kapsamında arsasının değerinin en fazla % 50’si kadar kredi çekebilmektedir. 6. Finans Bank İpotek Teminatlı İhtiyaç Kredisi: Finansbank, KOBİ’lere özel 1.000.000 TL’ye kadar ipotekli ihtiyaç kredisi vermektedir. Konutunu, iş yerini ya da arsasını ipotek olarak gösterebilen müşteriler, bu kredi paketinde çektiği krediyi 120 aya kadar taksitlendirebilmektedir. İpotek Teminatlı Kredi için birtakım koşullar bulunmaktadır. Bu koşulların başında işletmenin cirosunun 0 – 20 milyon TL arasında olması gerekmektedir. Konut ve iş yerinin ekspertiz değerinin % 75’i ve arsanın da % 50’si kadar kredi kullanılabilmektedir ve bu kredi tutarı en fazla 1 milyon TL olabilmektedir. Bu krediden faydalanmak isteyenler en yakın Finansbank şubesine uğrayarak gerekli işlemleri başlatabilir. 7. Yapı Kredi İpotekli Bireysel Finansman Kredisi: Yapı Kredi, konut sahibi olan müşterilerine, ipotek karşılığında bireysel ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda kredi imkanı sunmaktadır. Bu krediden faydalanacak olan kimseler normal ihtiyaç kredisinden daha düşük faiz oranı ve ödeme kolaylığı ile karşılaşacaklardır. Eğitimden düğüne, tatilden ev yenilemeye kadar pek çok farklı alanda ihtiyacı olan kişiler evini ipotek ettirerek 36 aya kadar kredi çekebilmektedir. Çekilecek olan kredi tutarı ipotek gösterilen evin ekspertiz değerinin en fazla % 50’si kadar olabilmektedir.

BES’de Ne Gibi Risklerle Karşı Karşıya Kalabilirim?

Bireysel Bazda En İyi Yatırım Aracı

Bankalar ve çeşitli finans kuruluşları aracı kılınarak bireysel müşterilerin kullanabileceği en iyi birikim araçları arasında bireysel emeklilik ilk sırada gelir. %25 devlet katkısının da eklenmesi ile birlikte avantajlı bir konuma gelen bu sistem genellikle bankalar üzerinden kullanılmaktadır.
Bireysel müşterilerin küçük miktarlarda da olsa yatırım yapıp, ileriki emeklilik hayatında ek gelir sağlama adına kullanılan bu sistem sadece devlet katkısı ve yatırılan miktarlardan ibaret değildir.
Bireysel emeklilik sistemi işleyiş bakımında her ay düzenli olarak yatırılan paranın üzerine %25 devlet katkısının da eklenmesi ile birlikte yatırılan paranın farklı fonlarda değerlendirilmesi sağlanır. Böylece yapılan yatırımların daha fazla olması sağlanır. Peki, birçok avantajı içerisinde barındıran bireysel emeklilik sisteminde ne gibi risklerle karşı karşıya kalabilirim, diyen bireysel müşteri için şunlar ifade edilebilir.
Her yatırım aracı kendi içerisinde risklerden meydana gelmektedir. Özellikle yapılacak olan hamlelerin doğru yapılmaması başlı başına yatırım ve birikim ürünlerini riske sokar. Ama bu uygulama bireysel emeklilik sistemi için geçerli değildir. Sistem olarak sürekli denetlenen bireysel emeklilik sistemi, bu bağlamda yatırım aracı olarak kullanan müşterilerin mağdur olunmasının önüne geçilir. Her ne kadar güvenilir bir yatırım aracı olarak kullanılmış olsa da bireysel emeklilik sisteminde kendi içerisinde riskleri bulunabilir. Bu bağlamda;

Bireysel Emeklilik Sisteminin Dezavantajları

  • Bireysel emeklilik sistemine girmiş olan bir müşteri 10 yıldan önce ayırılması durumunda devlet tarafından çok ciddi kesinti yapılmaktadır.
  • Yapılan kesintilerin meblağ olarak yüksek olmasından dolayı sisteme giriş yapmış olan kişilerin zorda kalmadığı sürece birikimlerine dokunmamaları ve dondurmaları tavsiye edilir.
  • BES sisteminde yer alan şirketler müşterilerinde çok ciddi kesinti yapabilmektedir.
  • En önemlisi de fonları iyi yönetilmemesi durumunda 10 yılın sonunda çok fazla birikim yapamama ile karşı karşıya kalınabilir.
Bireysel emeklilik sisteminde ne gibi risklerle karşı karşıya kalabilirim diyen bireysel müşteriler için yukarıda durumlar söz konusu olup sistemi kullanıp birikim yapacak olanların bunları göz önünde bulundurup sisteme dahil olmaları tavsiye edilir.